Çocuğum oyuncaklarını paylaşmak istemiyor, ne yapmalıyım diye düşünüyorsan yalnız değilsin. Özellikle arkadaşları eve geldiğinde ya da parkta oynarken “Bu benim!”, “Vermem!” gibi tepkilerle karşılaşmak birçok ebeveyn için oldukça tanıdık bir durumdur.
Bu noktada şunu bilmek çok önemlidir:
Çocuğun oyuncaklarını paylaşmak istememesi çoğu zaman bencil olduğu anlamına gelmez. Aksine, bu davranış çocuk gelişiminin doğal bir parçasıdır.
Çocuklar özellikle 2-4 yaş arasında sahip olma duygusunu ve başkalarının ihtiyaçlarını anlamayı öğrenirler. Bu nedenle oyuncaklarını korumak istemeleri oldukça normaldir. Önemli olan bu davranışı cezalandırmak değil, çocuğa paylaşmayı doğru yöntemlerle öğretmektir.
Bu yazıda oyuncaklarını paylaşmak istemeyen çocuklar için uygulanabilecek etkili bir yöntemi, paylaşma kavramının nasıl öğretilebileceğini ve ebeveynlerin bu süreçte nelere dikkat etmesi gerektiğini birlikte ele alacağız.
Oyuncaklarını Paylaşmak İstemeyen Çocuk İçin Etkili Bir Yöntem: Paylaşma Kutusu
Çocuğum oyuncaklarını paylaşmak istemiyor diyen ebeveynler için uygulanabilecek yöntemlerden biri paylaşma kutusu yöntemidir.
Bu yöntem, çocuğun oyuncakları üzerinde kontrol sahibi olmasını sağlar ve paylaşma davranışını baskı altında kalmadan öğrenmesine yardımcı olabilir.
Paylaşma Kutusu Nasıl Oluşturulur?
Öncelikle çocuğumuzun oyuncaklarını paylaşmak istememesini kabul etmek gerekir. Çünkü oyuncaklar onun dünyasında oldukça değerlidir.
Çocuğuna şu şekilde yaklaşabilirsin:
“Arkadaşların geldiğinde tüm oyuncaklarını paylaşmak istemiyorsan bu çok anlaşılabilir bir durum. Çünkü bu oyuncaklar sana ait. Ama bazen arkadaşlarınla oynarken zorlandığını görüyorum ve aklıma güzel bir fikir geldi.”
Daha sonra şu öneriyi sunabilirsin:
“Seninle bir paylaşma kutusu yapacağız. Bu kutunun içine sadece paylaşmak istediğin oyuncakları koyacağız. Hangi oyuncağını istersen bu kutuya koyabilirsin. Bu oyuncaklar hâlâ senin ama arkadaşların geldiğinde birlikte bu kutudaki oyuncaklarla oynayabilirsiniz.”
Bu yöntem sayesinde çocuk:
- Oyuncakları üzerindeki kontrolünü korur.
- Kendini daha güvende hisseder.
- Paylaşma konusunda seçim yapmayı öğrenir.
- Paylaşma davranışını zamanla ve kendi deneyimleriyle geliştirebilir.
Başlangıçta çocuğun kutuya kırık ya da eski oyuncaklarını koymak istemesi oldukça normaldir. Önemli olan hemen çok sevdiği oyuncakları paylaşmasını beklemek değil, paylaşma konusunda kendini rahat hissetmesine fırsat vermektir.
Arkadaşları eve geldiğinde paylaşma kutusunu iki farklı şekilde kullanabilirsin:
- Misafir gelmeden önce kutuyu birlikte hazırlayabilirsiniz.
- Bir paylaşma anlaşmazlığı yaşandığında kutuyu alternatif bir oyun seçeneği olarak sunabilirsin.
Bu yöntemi çocuğunun yaşına, mizacına ve ihtiyaçlarına göre uyarlamak en sağlıklı yaklaşımdır. Çocuğun bütün oyuncaklarını paylaşmak zorunda olmadığını, bazı özel oyuncaklarını misafirlerden önce güvenli bir yerde tutabileceğini de bilmesi önemlidir.

Çocuklara Paylaşma Kavramı Ne Zaman Öğretilmeli?
Birçok ebeveyn, çocuklara paylaşmayı öğretmeye çalışırken yanlış zamanları seçebiliyor.
Örneğin paylaşma becerisini;
- Başka insanların yanında,
- Yabancıların bulunduğu ortamlarda,
- Çocuğun öfkelendiği veya kendini baskı altında hissettiği anlarda
öğretmeye çalışmak, çocuğun paylaşmayı bir zorunluluk olarak algılamasına neden olabilir.
Bu nedenle paylaşma kavramını öğretmek için çocuğun kendini güvende hissettiği ev ortamı ve günlük oyunlar iyi bir başlangıç noktasıdır.
Çocuklar paylaşmayı bir anda öğrenmez. Yaşları ilerledikçe, sosyal deneyimleri arttıkça ve ebeveynlerinin davranışlarını gözlemledikçe bu beceriyi geliştirebilirler. Burada önemli olan çocuğun gelişim düzeyine uygun beklentiler belirlemek ve ona zaman tanımaktır.
Çocuklara Paylaşma Nasıl Öğretilir?
Çocuklara paylaşmayı öğretmenin etkili yollarından biri, oyun sırasında onlara model olmaktır.
Çocuklar yalnızca kendilerine anlatılanları değil, günlük yaşamda gözlemledikleri davranışları da öğrenirler. Bu nedenle paylaşmayı doğal bir şekilde deneyimleyebilecekleri oyunlar oluşturmak faydalıdır.
Oyun İçinde Paylaşmayı Öğretmek
Yemek yapma oyunu
Mutfak oyuncaklarıyla oyun oynarken şöyle diyebilirsin:
“Kurabiye hamuruna biraz süt eklememiz gerekiyor. Kaşığımı seninle paylaşıyorum, sütü ekledikten sonra sen de karıştırabilirsin.”
Serbest oyun
Oyuncaklarla oynarken şu ifadeyi kullanabilirsin:
“Şu arabayı tamir ederken tornavidaya ihtiyacın olabilir. Benimkini seninle paylaşabilirim.”
Rol oyunu
Oyuncaklarla bir hikâye oluştururken şöyle diyebilirsin:
“İtfaiyecimin yukarıya tırmanması için merdivene ihtiyacı var. Arabanın merdivenini benimle paylaşmak ister misin?”
Bu tür oyunlar sayesinde çocuk, paylaşmanın yalnızca kendisinden bir şey alınması anlamına gelmediğini; birlikte oyun kurmanın, yardımlaşmanın ve sırayla hareket etmenin de bir parçası olduğunu öğrenebilir.
Paylaşma ve Sırayla Oynama Arasındaki Fark
Bazı durumlarda çocuğumuz başka bir çocuğun oyuncağını isteyebilir. Böyle zamanlarda paylaşma kavramının yanında sırayla oynama becerisini de öğretmek önemlidir.
Paylaşmak, bir oyuncağı başkasına vermek veya birlikte kullanmak anlamına gelebilir. Sırayla oynamak ise bir oyuncağı belirli sürelerle kullanıp daha sonra diğer çocuğa bırakmayı öğrenmektir.
Bu beceriyi öğretmenin en iyi yollarından biri yine oyunlardır. Örneğin bir arabayla önce sen, sonra çocuğun oynayabilir. Sıranın kimde olduğunu basit ve anlaşılır ifadelerle anlatabilirsin.
Gerçek bir tartışma anında ise önce çocuğun duygusunu kabul etmek gerekir.
Örneğin şöyle diyebilirsin:
“Bu oyuncağı çok istediğini görüyorum. Şu anda vermek istememen normal. Arkadaşın da oynamak istiyor. İkinizin de oynayabileceği bir yol bulalım mı?”
Bu yaklaşım çocuğun kendini anlaşılmış hissetmesine yardımcı olur. Aynı zamanda başkalarının isteklerini fark etmesini ve zamanla duygularını düzenlemesini destekler.
Burada amaç çocuğu istemediği bir oyuncağı vermeye zorlamak değil, hem kendi sınırlarını hem de diğer çocukların ihtiyaçlarını anlamasına yardımcı olmaktır.
Oyuncaklarını Paylaşmayan Çocuğa Nasıl Yaklaşılmalı?
Çocuğun oyuncaklarını paylaşmak istemediği durumlarda ebeveynin yaklaşımı, çocuğun bu sosyal beceriyi nasıl deneyimlediğini etkileyebilir.
Bu süreçte şu noktalara dikkat edebilirsin:
- Zorla paylaşmasını isteme: Çocuğun elindeki oyuncağı aniden almak, paylaşmayı olumsuz bir deneyim hâline getirebilir.
- Duygularını kabul et: “Bu oyuncağın senin için çok önemli olduğunu anlıyorum.” gibi ifadeler kullanabilirsin.
- Seçenek sun: Hangi oyuncaklarla birlikte oynayabileceğinizi çocuğunla beraber belirleyebilirsin.
- Kendi davranışlarınla örnek ol: Günlük yaşamda paylaşmayı ve yardımlaşmayı doğal bir şekilde gösterebilirsin.
- Sabırlı ol: Paylaşma becerisinin gelişmesi zaman alabilir. Her durumda aynı tepkiyi vermesini beklememelisin.
Çocuğun paylaşmak istemediğinde onu “bencil” olarak nitelendirmek yerine, henüz geliştirmekte olduğu bir sosyal beceriyi desteklediğini hatırlamak önemlidir.
Çocukların yoğun duygular yaşadığı anlarda ebeveynlerin nasıl yaklaşması gerektiğini öğrenmek de önemlidir. Çocuğun öfkelendiği veya istediği bir şey olmadığında zorlandığı durumlarda, Çocuğum Öfke Krizi Geçirdiğinde Ne Yapmalıyım? Parktan Ayrılmak İstemeyen Çocuklar İçin Öneriler başlıklı yazımızda yer alan önerilerden de yararlanabilirsin.
Oyuncak Paylaşmayan Çocuk İçin Son Bir Hatırlatma
Paylaşma davranışı bir günde öğrenilen bir beceri değildir. Çocukların bu sosyal beceriyi kazanması zaman, sabır ve gelişim düzeylerine uygun yönlendirme gerektirir.
Çocuğun kendini güvende hissettiğinde ve duygularının kabul edildiğini gördüğünde paylaşmayı da zamanla daha kolay öğrenebilir.
Unutma, amaç çocuğu paylaşmaya zorlamak değil, paylaşmayı doğal bir sosyal davranış hâline getirmesine yardımcı olmaktır.
Her çocuk farklı bir gelişim sürecinden geçer. Bu nedenle başka çocuklarla kıyaslamak yerine kendi çocuğunun ihtiyaçlarını gözlemlemek ve küçük ilerlemelerini desteklemek daha yararlı olacaktır.
Çocuk Gelişimi Konusunda Uzman Desteği: Melike Kızılel
Çocukların sosyal becerileri, duygusal gelişimleri ve davranışları yaşlarına, bireysel özelliklerine ve çevresel deneyimlerine göre farklılık gösterebilir. Paylaşma konusunda yaşanan güçlükleri değerlendirirken çocuğun gelişim dönemini ve ihtiyaçlarını birlikte ele almak önemlidir.
Çocuk Gelişim Uzmanı ve Uyku Koçu Melike Kızılel, çocukların gelişim süreçlerini ve ailelerin ihtiyaçlarını dikkate alan, çocuğa özel yaklaşımların önemini vurgular. Ebeveynlerin çocuklarının davranışlarını daha iyi anlamalarına ve günlük yaşamda karşılaştıkları güçlüklerle başa çıkmalarına yönelik destek almaları, bu süreci daha bilinçli yönetmelerine yardımcı olabilir.
Çocuğunun gelişimi, davranışları veya günlük rutinleri hakkında soruların varsa Melike Kızılel’in çalışmalarını ve sunduğu uzmanlık desteğini inceleyebilirsin.
Çocuk gelişimi ve ebeveynlik hakkında daha fazla bilgi için: melikekizilel.com
Sık Sorulan Sorular
Paylaşma becerisi çocuklarda zaman içinde gelişir. Küçük çocuklar, özellikle 2-4 yaş arasında, kendilerine ait olan eşyaları korumak isteyebilir. Yaş, mizaç ve deneyimler bu süreci etkiler. Oyunlar ve ebeveynlerin örnek davranışları, paylaşma becerisinin gelişmesine yardımcı olabilir.
Öncelikle çocuğunun duygusunu kabul et ve oyuncağını neden vermek istemediğini anlamaya çalış. Onu zorlamak yerine birlikte oynama, sırayla kullanma veya paylaşmak istediği oyuncakları seçme gibi alternatifler sunabilirsin.
Çocuğu paylaşmaya zorlamak, paylaşmayı olumsuz bir deneyim olarak algılamasına neden olabilir. Bunun yerine çocuğa seçim hakkı tanımak, duygularını anlamak ve paylaşmayı oyunlar aracılığıyla modellemek daha destekleyici bir yaklaşımdır.
Çocuğunla birlikte bir kutu belirleyerek içine arkadaşlarıyla paylaşmak istediği oyuncakları koyabilirsin. Kutuyu hazırlarken seçimleri çocuğuna bırak. Böylece hangi oyuncakları paylaşacağına karar verme sürecine katılır ve kendini daha güvende hissedebilir.
Bu durumda hem kendi eşyalarına sahip olma isteğini hem de diğer çocukların sınırlarını anlamasına yardımcı olabilirsin. Başka bir çocuğun oyuncağını kullanmadan önce izin istemeyi ve gerektiğinde sırasını beklemeyi oyunlar sırasında gösterebilirsin.
Paylaşma konusunda zorlanmak, özellikle erken çocukluk döneminde sık karşılaşılan bir durumdur. Çocuğun gelişim düzeyini ve davranışın hangi durumlarda ortaya çıktığını birlikte değerlendirmek önemlidir. Güçlükler günlük yaşamı belirgin biçimde etkiliyorsa bir çocuk gelişimi uzmanından destek alınabilir.
